Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
üstadımız Şeyh Hustafa Efendi (Ks) Hazretleri, özel mahkemede yargılanmak üzere Menemen’e götürüldüğü zaman da’Şemsi . Abdullah Efendi aşağıdaki mersiyeyi kaleme almıştır. Böyle imiş Hakkın emr-ü fermanı Zannettim kıyamet geldi zamanı - Uçtu gitti, tekkemizin sultanı Yıkıldı tekkemiz, post garip garip... - ffi'minin ciğeri kaynadı, taştı rOünkirin yaptığı, başlardan aştı ’ Bahçemiz içine alıcı düştü . Aldı bülbülünü, gül garip garip... Benîm Şeyhim,'Hazratına yaslanır ■ Vasfını duyan deliler uslanır Kovan içinde arısı beslenir ' Uçurttuk arıyı, bal garip garip... Dalaletten kurtarırdı kulları Daim hikmet söyler, bülbül dilleri Rabbım soğulmasın feyzin gölleri ' . Uçtu ördeğimiz göl garip garip... . Ciğerim yanıyor, hiç vermez aman Dinleyin kardeşler bu ahir zaman Alemi bürüdü bir kara duman' - Dumanın’içinde gül garip garip... Derunumda yanar hasreti, narı ıMünkirler yapar dîne inkârı Rabbim sönmesin şeriat nuru Ahir zaman şimdi, dîn garip garip... Doğmaz oldu şarktan, bir çift fergedan.(l) Gözden ırak oldu, arşı devreden iki evlâdın alıp da giden Geri kaldın Şemsî, öl garip garip... 1) Fergedan: Yıldız, tanyıldızı (101)

