Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
72 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri Kureyş, kumandanları Utbe ile Ebû Cehil'in katlinden sonra orduda dayanacak kimse kalmayıp cesaretleri de bozulduğundan umumiyyetle yüz çevirdiler. Zübeyr -radıyallahu anh- şöyle rivâyet etmişdir ki: «- Bedir günü ben Ubeyde bin Said bin As’a kavuşdum. O, başından ayağına kadar zırhlanmış, ve silahlanmışdı. Onun yalnız iki gözü görünüyordu. Ona «Zat’ül-Keriş» derlerdi. Bana: «ZatüT, Keriş’im!» diye meydan okudu. Ben de hemen ona harbemi saldırdım ve gözüne vurup yerleşdirdim. Ubeyde hemen öldü. Zübeyr der ki: Ayağımı onun üstüne koydum. Sonra harbemi olan ca kuvvetimle çekip çıkardım. Fakat harbemin iki tarafı eğrilmişdi.27 27. Tecrid-i Sarih Tercemesi 10/154) Zübeyr oğlu Urve'nin rivayetine göre, bu harbe kıymetli bir harb hatırası olduğu için onu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Zübeyr'den âri- yeten istemiş, Zübeyr de vermiş idi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-in irtihaünde Zübeyr geri aldı. Sonra Hazret-i Ebû Bekir istedi. Ona da verdi. Ebû Bekir'in irtihalinde isteyip geri almışdı. Bu defa Hazret-i Ömer istemiş, Ona da vermiş ve irtihalinde almışdı. Sonra Hazret-i Osman istemiş, O'na da verip, şehâdeti üzerine Hazret-i Ali'ye, sonra da evlâdına geçmişdir. Hazret-i Ati evlâdından daZübeyr'in oğlu Abdullah isteyip almış ve Abdullah ibn-i Zübeyr kati olununcaya kadar onun yanında kalmışdır. Zübeyr -radıyallahu anh- dahi Bedir Muharebesi esnasında müteaddid yerlerinden yaralanmışdı. Bilhassa omuzundaki yarası o kadar derin idi ki, kapandıktan sonra içine bir parmak girebiliyordu. Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- Efen dimizin en insafsız düşmanlarından ve Kureyş’in birin-

