Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kureyş Reislerinin Akıbeti / 71 Bu esnada Afrâ Hâtun’un oğlu Muavvez -radıyallahu anh- nice işler gördükden sonra kardeşi Avf gibi o dahi şehid oldu, -radıyallahu anh- Ebû Cehil’İn kardeşi As ibn-i Hişâm dahi bu sırada katledildi. Kureyş’in meşhûr reislerinden Tuay- me, ehl-i İslâm’dan birkaç zatı şehid etdikten sonra ken disi de Hazret-i Hamza -radıyallahu anh-’in kılıncından geçdi. Ebû Cehil, müslümanların en azgın düşmanı ve husumetkâr hareketlerin başlıca müsebbibi olduğundan bunun katli keyfiyyeti hakkındaki rivayetler pek çokdur. Yalnız Buhari'nin bu babında birbirini te'yid eder beş-altı hadis-i şerif vardır. Ebû Cehi! Mekke'de ibn-İ Mes’ud -radıyallahu anh-'e çok ezâ cefâ etmişdi. Ebû Cehil’İn, «Sizin öldürdüğünüz, yahud kavmimin öldürdüğü kişinin fevkin- da kimse var mıdır?» sözleriyle de «Bu yolda ölümüm ne benim için küçük- lükdür, ne de sizin için bir şerefdîr» demek istemindir. Bunlardan başka Buhari'nin bu babında daha birkaç rivayet vardır ki, müellif rivayetinde çok imsak eder olduğu halde ilk Islâm harbinin ilk mübarezesine ehemmiyet vermiş bulunuyor ve Ebû Cehil’İn katli hakkında şu hadisi rivâyet ediyor: Enes bin Malik -radıyallahu anh-’in rivâyetine göre: Hazret-i Rasûlultah -sal- lallahu aleyhi ve sellem: «-Acaba Ebû Cehil ne iş gördü? Ne oldu? Kim bakıp anlar?» buyurdu, Ibn- i Mes’ud -radıyallahu anh- «Ben bakar anlarım» diye gitdi. Ve Ebû Cehil'i Afra'nın iki oğlu Muâz ile Muâvvez tarafından vurularak son nefesinde ölüm halinde buldu, ibn-i Mes’ud: «-A.... Sen misin Ebû Cehil? Vuruldun mu?» dedi. Ravi der ki: «Sonra İbn-i Mes'ûd Ebû Cehil’İn sakalından yakalayıp çekdi. Ebû Cehil: «- Sizin öldürdüğünüz kişinin fevkında bir kimse var mıydı? Yahud kendi kavminin öldürdüğü kişinin fevkında bir kimse var mıdır?» dedi. Mevâhib'den: Kâdî iyâz -rahmetullahi teâlâ aleyh - naklinde ibn-i Vehb’den rivâyet olunmuştur ki: «Muaz ibn-i Amr -radıyallahü teâlâ anh-’in bir eline İkrime bin Ebû Cehil, kılıcıyla öyle çalmış ki, koparamamış, lâkin eli derisinde sallanır vaziyette Muâz -radıyaltahü anh- işte bu haliyle, Rasûlullah -sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem- Hazretlerinin huzuruna gelmiş. Rasûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- Hazretleri, o kopmak üzere olan elini tükürünce, eli sapasağlam oluvermişdi. Ondan sonra Hazret-i Muâz, -radıyallahü anh- tâ Hazret-i Os- mân -radıyallahü anh- zamânına kadar, hayattâ kaldı ve böylece muammer oldu» demiştir.

