Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Savaş Hakkında İstişare / 33 «-Tuhaf şey! Bu zavallılar size doğru söyleyince onları döversiniz, yalan söyleyince de bırakırsınız! Bunlar doğru sözlülerdir!» diye Kureyş’in keyfiyyet ve kemmiyeti hakkında malumat aldı. Köleler, Kureyş’in eşrafının adlarını, Utbe bin Rebîa’dan başlayıp birer birer sayınca Rasûlullah -sal- lallahu aleyhi ve sellem- ashâb’ına dönerek: «~ İşte size Mekke ciğerparelerini fedâ etmişdir» buyurdu. & Savaş Hakkında İstişâre Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri, mütevâzi ordusuyla Bedir’e doğru yollanıp Zifîzân’a varıp Kureyş ordusunun nerede oldu ğunu araşdırmakda iken, kuvvetli bir Kureyş ordusu çıkmış olduğunu haber aldı. Hiç de hesab edilmeyen bu hareket, ordûy-İ İslâm’ı müşkil bir vaziyete soktu. Çünkü âyet-i kerîmedeki tabir veçhile hor ve hakîr bir müfreze ile, mücehhez bir orduya karşı çıkmak ne kadar güç ise, Medine’ye dönmek de o derece âr ve hayâyı mûcib idi. Bu müşkil sırada Cebrail -aleyhisselâm - gelerek iki tâifeden (yani Kureyş ordusuyla kervândan) gayr-i muay yen herhangi birisinin müslümanlar için mev’ûd olduğunu müjdeledi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz -sallal lahu Teâlâ aleyhi ve sellem- hazretleri ashâb-ı kirâm’ını toplayarak bir iştişâre meclisi kurdu.

