Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
148 / Bedir Gazvesi ve Enfâl Sûresi Tefsiri ğu ve mühimmâtın ve şâir âlât u edevât-ı harbiyyenin mükemmel olmasıyla muzaffer olmak lâzım gelmediğine ve esbâb-ı zâhirenin ancak insanları fesliye ettiğine bu âyet-i celile delâlet eder. Zira Cenâb-ı Allah Teâlâ hazret leri tesir halk etmeyince esbâbın cümlesi fâidesiz kalır. Nitekim pek çok vukûatda azıcık bir cemâatin büyük bir kuvvete gâlip geldiği ve esbâb-ı zahiresi noksan olanların levâzım ve mühimmâtı daha mükemmel olanlara galebe etdiği her zaman görülmektedir. JJl jil 0^ its buyurulmuşdur37 Binâenaleyh Cenâb-ı Hak kime nusrat verirse mansur odur. Yalnız esbâb-ı zâhire de insanlara medâr-ı tesellî olduğundan esbâba teşebbüsle beraber netice-i zaferi Cenâb-ı Allah’dan beklemek vâcibdir. 37. Nice az cemâat çok cemâata -Allah'ın izni ile - gâlib gelmişdir.» (Bakara / 249) Bu âyetde beyan olunan istiğâse, ashâb-ı kiramın cümlesinden vâkî olduğuna işâret için cemî sığasıyla vârid olmuşdur. Ashâbın duâya «amin» demeleri de aynı duâdır. Zira manâsı «duâmızı kabul et yâ Rabbi» demektir. Hazret-i Ömer’den rivâyet olunan hadîse nazaran: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in kıbleye müte veccihen duâya mübâşeret etdiği ve:

