Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
102 / Bakara Sûresi Tefsiri İkincisi: Varlıklı bir adam ki, gayet mükemmel yemek yaptırır, kendi evlâd ü iyâline yedirdiği şekilde yetim ve miskini de davet ederek onlara da yedirir. Üçüncüsü:S\\â-\ rahmi çok yapan kimsedir ki, Allah dünyada iken onun rızkını genişletir, ömrünü uzatır, kıya met gününde de Rabbinin arşı altında gölgelendirir. Ehl-i hakikat bu âyetin tefsirinde şöyle buyurmuştur: «Şüphesiz ki Allah, sivrisineği ve ondan üstününü misâl vermekten çekinmez, İman edenler; hakikatleri ve misal lerle mânaları müşâhede eden mü’minler onun, Rableri tarafından bir gerçek olduğunu bilirler. Kâfirlere gelince hakkı inkâr ettikleri ve O’nu inkâr etme karanlığı, gözlerini bürüyen bir perde olduğundan, nasıl ki, Arab olmayanlar, Arab diliyle manâları müşâhede edemiyorlarsa, onlar da darb-ı mesel kisvesiyle hakikatleri müşâhede edemezler ve Allah bu misalle ne kasdetti derler. Cehaletleri sebe biyle inkârları arttıkça artar. Böylece dalâlet vadilerinde cehâletle şaşkın bir vaziyette dolaşır dururlar. Yaratılışın hidâyetinde nûr sıçrantısı kendisine isâbet etmeyen bir çok kimseleri Allah dalâlete düşürür. Nitekim Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Şübhesiz ki, Allah -celle celâlüh- insanları bir zulmet içerisinde yarattı. Sonra kendi nOrundan onlara serpti. Bu nûr, kime isâbet etmişse o doğru yolu bulmuş, aksi olmuşsa, o da dalâlete düşmüştür.» İşte ruhlar âleminde bu nûr, kime isâbet etmemiş ise, burada da ona nasîb olmamıştır. İman nûru kendisine isâbet etmeyen kimseye, Kur’an nûru da isâbet etmez

