Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ibâdet / 103 ve dolayısıyle o kimse hidâyete nâil olamaz. Ruhlar âle minde, o nûr kendisine isâbet eden kimseye dünyâda da isâbet eder, iman nûrundan nasibdâr olan kişi, Kur’an nûrundan nasiblenen kişi, Cenâb-ı Allah’ın «Allah bu misalle bir çoklarını da doğru yola iletir» sözündeki kimselerden olur. Kur’an, bir kavim için şifâ ve rahmet olurken; diğer bir kavim için de bedbahtlık ve azab vesilesi olmaktadır. Çünkü Kur’an, Allah’ın kelamı, lutfûnu ve kahrını içeri sinde bulundurduğu sıfatıdır. Lütfü ile sâdıkları hidâyete ulaştırır, kahrı ile de fâsıkları dalâlete düşürür. «Allah bununla sâdece yoldan çıkanları saptırır» yani yaratı lışın hidâyetinde nûr serpintisinden nasibini alamayan bedbahtları saptırır. 28-29: «-Allah’a nasıl olup küfür ediyorsunuz ki, siz ölüler iken o diriltti. Bir müddet sonra sizi tekrar öldürecek. Sonra tekrar diriltecek, sonra yine O’na döndürüleceksiniz. O Allah ki, yerde ne varsa hepsini sizin için halk eden, sonra semâya yönelip de oraları yedi gök halinde sapasağlam tanzim edendir. Ve O her şeyi hakkıyle bilendir.»

