Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ibâdet / 95 değmiş, ne de başkasının onlara gözleri değmişdir. Onlar bu saadet içinde orada ebediyyen kalıcıdırlar. Bunları hakkıyle anlamak erbâb-ı müşahedeye ve ashâb-ı mükâ- şefeye mahsusdur. Nitekim Nebîyy-i Ekrem ve Rasûl-i Muhterem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: «Öyle ilim vardır ki, gizlenmiş inci gibidir. Onu, an cak Allah’ı bilen âlimler bilirler. Onu söyledikleri zaman Allah’a karşı mağrur ve muğber olanlardan başkası inkâr etmez» buyurmuşlardır. Bilmek lâzımdır ki, şehâdet âleminde müşâhede edilen her suretin, hakikati ve manası gayb âleminde- dir. Bu sebeble Nebîyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Allah’ım bize eşyâyı hakikatiyle göster» diye duâ buyurmuşlardır. Dünyâda sûretlerini gördüğümüz eş- yâ, âhiretde hem sureti, hem hakikatiyle görünecekdir. Loj <sJ»^Aj I» ^Ai» ¡^jy^j jl ^ JJl ¿)l li|j İJJl Slji İSli jjJji^ ^Jj^ ¿^^ ^i 3 26 «- Hakikat şu ki, ister bir sivrisinek olsun, ister daha büyük bir şey olsun; Allah yerine göre misâl getirmekden çekinmez. İman edenler onun Rabble- rinden gelen bir hakikat olduğunu bilirler. Küfreden-

