Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ibâdet / 93 hamr (vasfını ve tesirini Allah’ın bildiği bir içecek), süt, bal ve sudur. Su nehrinden içdikleri vakit berhayat bulurlar ve öl mezler artık. Süt nehrinden içdikleri zaman, vücûdları ölçülü bir şekilde beslenirler, ondan sonra herhangi bir noksanlaş- maya maruz kalmazlar. Bal nehrinden içdikleri zaman bir şifâ ve sıhhat bu lurlar, artık ondan sonra hasta olmazlar. Hamr nehrinden içdikleri zaman da tarab u ferah bulurlar. Ondan sonra hiç mahzun olmazlar. «Orada mü’minler için her türlü ezâdan temizlen miş zevceler vardır» Hayız, nifas, küçük ve büyük abdest, menî, burun if- râzâtı, boğaz ifrâzâtı gibi insana ve karşısındakine sıkıntı veren şeylerin cümlesinden, kötü huyların kâffesinden, kocalarından gayrilerine meyil etme gibi istikametsiz va sıflardan temizlenmiş pak zevceler vardır. «Mü’minler orada ebediyyen kalıcıdırlar» Dâima berhayat olarak, ölmeksizin ve oradan çıka rılmak ihtimâli olmaksızın orada kalacaklardır. Ehl-i dün yânın nasıl dünyâda durdukça ihtiyarlığı, yorgunluğu ve bitkinliği artıyorsa ehl-i cennetin de cennetde durdukça güzelliği, zindeliği ve neş’esi artacak, gençlikleri tüken meyecek, libasları eskimeyecekdi.

