Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'an ve Muttakîler / 9 Nûr’un (ışığın) ‘ancak O’ndan geldiğine ve yardımcının yalnız O olduğuna işârettir. Hulâsa bunlar Hurûf’ı-Mukat- taadır.Yani hecâ harfleridir, her biri Allah’ın bir isminden alınmıştır. Denildi ki; bu harflerin bazı sûrelerin evvelinde zik redilmesi, Kur’an-ı Kerim’in (... öo^I) gibi, harflerden meydana geldiğini göstermek içindir. Bu harflerin bazısı hurûfu mukattaa (Hece harfleri) bazısı da hurufu müellife (Manâ harfleri) şeklinde gelmiştir ki, Peygamber -sallal- lahu aleyhi ve sellem-’e öncekilerin ve sonrakilerin ilmi verilmiştir. O halde (Ellf-lâm-mim) ve diğer hurufu mu- kattaanın, İki sevgili (Allah ile Peygamber) arasında baş kalarının muttali’ olamayacağı bir takım harflerle kapalı muvadaât kabilinden olma ihtimali de vardır. Haberlerde rivâyet edilen de bunu göstermektedir: Cebrail aleyhis- selâm Allah’ın « .y«^ » kavlini indiripte, ( Jli) deyince Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in «bildim»; ( 1* ) deyince, bildim; ( ^ ) deyince bildim; ( ^) deyince bildim () deyince bildim demesi karşısında Cebrail’in «benim bilmediğimi sen nasıl bildin?» diye sorması bu harflerin Allah ile peygamberi arasında bir sır olduğunu göstermektedir. Fakir diyor ki; Ekmel Şeyhim «el-lâihâtu’l-Berkıyyât» adlı eserinin hâmişinde (Jî ’in bazı hususiyetlerini hakikat yoluyla zikrettikten sonra şöyle dedi: «Bu gibi müteşâbih- lerde ilimden uzak olanların ayakları kaymış, ilimde rusûh sâhîbi kimselerin akılları da hayrete düşmüştür. Bazıları Allah’a karşı teeddüben tevakkuf etmiş; ilişmemiş, aksi ne, kitaba inandık, hepsi Rabbimiz nezdindendir demiş,

