Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
------------------------------------------------------ Boşanma Ahkâmı / 333 «iç» derler. Sonra Süleyman -aleyhisseiâm- da at ve doğanı kirpiye gönderir ki, onu davet etsinler diye. Ancak kirpi bunlara icâbet etmez. Sonra Süleyman -aleyhis- selâm- köpeği gönderir. Kirpi de köpeğin davetini kabul lenir. Bunun üzerine Süleyman -aleyhisseiâm- kirpiye: «At ve doğana niçin icâbet etmedin?» diye sorunca kirpi şöyle cevab verir: «At ve doğan kaba, duygusuzdurlar. Zirâ at, sahibi ile birlikte yola çıkıp koştuğu gibi, düşmanla da gider. Doğan da sahibine itaat ettiği gibi başkalarına da itaat eder. Köpeğe gelince o şüphesiz ki vefâkârdır. Sahibi onu evden kovsa bile o, tekrar eve döner.» Bunun üzerine Süleyman -aleyhisseiâm- kirpiye der ki: - Bu şarabı içeyim mi? Kirpi: . - İçme! Zirâ ömrün hapiste geçecek. İzzetle ölmek, hapishanede yaşamaktan daha,hayırlıdır. Bunun üzeri ne Hz. Süleyman -aleyhisseiâm- ona «aferin!» der ve o şarabın denize dökülmesini emreder. Dünyâdan gerekli azığı al. Zirâ göçeceksin. Azığı almakta acele et, zirâ ölüm şüphesiz gelecektir. Yetmiş sene ömür sürmüş bir kişi ahireti için azık hazırlama- mış-sa câhildir. Dünyân bir gölgeden ibarettir. Bunu böy le bildikten sonra hırsı terket. Zirâ gölge mutlaka zevâl bulacaktır. Dünyâ ilgi çekicidir. Özellikle bu fitne ve şer zamanında.

