Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
- Israiloğulları / 151 kelime-i tevhîd Allah'ın emir ve nehiyleri-ne isyân ede ede taşlaşmış, taşdan da katı hâle gelmiş kalbe Musa eliyle vurulunca hikmet sularının fışkırdığı pınarlar açılır. La ilâhe illallah kelimesi de oniki harfdir. Her bir har- fden bir pınar fışkırır. İnsanda bulunan on iki sıfatın beşi havâss-ı zahire (dış duyular), diğer beşi havass-ı bâtına (iç duyular), diğer ikisi de kalb ve ne-fisdir. Bunlardan her birinin hangi harfden ne alacağı ehlince malumdur. Musa’nın kabilelerinden her birinin kumandanı ka bilesini nereye götürürse oradan içerler. Su her birinin niyyetine göre değişir. Kimisi soğuk tatlı sudur, kimisi tuzlu sudur. Nefisler, kuruntu ve şehvetlerle uğraşır. Kalbler takva ve tâate meyyaldir. Ruhlar keşf u müşahedeye ve hakâik pınarlarından dökülen İlâhî sırlara rağbet ederler. Sıfat-ı ilâhîyye kâseleriyle marifet âb-ı hayatını içerler. Bunu onlara Rableri içirir, içerlerini temizler, ıslâh eder, her türlü ğıll ü ğışdan berî kılar. Bunlar yeryüzünde aslâ fesâd çıkarmazlar, çünkü içlerinde fesâd kalmamışdır. Kelime-i tevhîd suyunu içmeyenler ise her fırsatda fesâd çıkarmakdan, yeryüzünü kana boyamakdan geri durmazlar. Bunlar içleri fesâdlardolu, nefisleri azgın, dini satıp dünyâ alan, âhireti unutup dünyâya dalan Mevlâyı terk edip şehevâta düşen, süfliyyâta batan kimselerdir. el-Muvatta’da İbn-i Mes’ud -radıyallahu anh-’dan, rivâyet edildiğine göre birisine şöyle demiştir: «Sen şimdi öyle bir zamanda bulunuyorsun ki, fakihleri çok, okuyucu-

