Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
150 / Bakara Sûresi Tefsiri 60-61: «Bir de hani Musa (Tîh’de susayan) kavmi için su isteyince “Asanı taşa vur” demişdik de ondan oniki pınar kaynamış ve her kabile su alacağı yeri bil- mişdi. İşte Allah’ın rızkından yeyin, için yeryüzünde fesâdcılar olarak taşkınlık yapmayın. Bir de siz: “Ey Musa! Biz bir çeşid yemeğe (kud ret helvası ile bıldırcın etine) mümkün değil sabrede- meyiz. Haydi Rabbine duâ et de bizim için toprağın bitirdiği şeylerden, sebzesinden, acurundan, sarım- sağından, mercimeğinden, soğanından isteriz, çıkar sın!” demişdiniz. Musa da size “Ne yapıyorsunuz? Hayırlı olanı reddedip daha ednâsını mı istiyorsunuz? Haydi öyle ise inin Mısır’a, sizin istediğiniz orada var,” demişdi. Bundan sonra onların boynuna horluk ve yoksulluk vuruldu. Allah’dan gelen bir gadaba uğradılar. Bu, Allah’ın âyetlerini inkâr etmelerinden, peygamberlerini haksız yere öldürmelerindendi. Bu isyân etdiklerindendi, tuğyanlarında pek aşırı gitme- lerindendi.» Hakîkat ehilleri Musa -aleyhisselâm-Tn istiskasını beyân eden âyet-i celîlenin manevî tefsirinde demiş lerdir ki: «İnsan rûh ve sıfatları kalb âleminde Musa ve kavmi- ne benzer. Musa, kavminin kalblerine hikmet ve marifet su yunu akıtmak istiyor. Burada «La ilâhe illallah» asasını taş kalbe vurmakla memurdur. Bu kelime-i celîlenin biri nefy diğeri isbat, iki şubesi vardır. Nefis sıfatlarının karanlıkları insanın iç âlemini istilâ etdiğinde yanarlar, ışık verirler. Bu

