Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Israiloğulları / 147 bulunduğunu işitirseniz oraya girmeyiniz. Eğer içinde bulunduğunuz memleketde zuhûr etmişse oradan çık mayınız.» Yine hadîs-i şerîfde: - Cibril bana humma ve tâunu getirdi. Hummayı Medine’ye bırakdım, tâunu Şam’a gönderdim” buyur muşlardır. Tâun bu ümmet için şehâdet ve rahmet, kâfir için ise pislikdir. Taundan ölen bir mü’min şehîd olarak ölmüşdür. Kabir fitnesinden emin olur. Tâun bulunan beldede sab reden ve tâuna uğramadan vefat eden kimse de Allah yolunda murabıt gibi bulunduğu için kabir fitnesinden emin olur. İmam-ı Şafii -rahmetullahi aleyh- demiştir ki: «Tâun hastalığını tedavi edecek en güzel şey teşbihtir. Zirâ Allah’ı zikretmek azabı kaldırır. Cenâb-ı Allah şöyle buyurmuştur: «Eğer Yunus -aleyhisselâm-, Allah’ı teşbih edenlerden olmasaydı, insanların tekrar dirileceği kıyamet gününe kadar balığın karnında kalırdı.» ”9 Nebîyy-i Muhterem -sallallahu aleyhi ve sellem-’e çokça salât da böyledir. Ancak bu söylenenlerin müessir olabilmesi zâhirî ve bâtinî şartlarına riâyetle mümkündür. Zirâ bir çok zikir ve salat û selâmın huzûr-ı İlâhîde şefaatçi olmadığı zâhirdir. Rivâyet olunur ki: Fir’avn ilâhlık davasında bulun mazdan evvel sarayının kapısına «Bismillah» yazılması- 9. Sâffât sûresi, 142-143

