Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
110 / Bakara Sûresi Tefsiri Yani sâlsâl oldu, pişirilmiş toprak, yani fahhâr gibi doku nulduğunda ses verdi. Allah Teâlâ onun üzerine otuz- dokuz sene hüzün yağmuru, bir sene de sürür yağmuru yağdırdı. Bu hikmete mebnî olarak Âdem oğullarının hüz nü sürûrundan fazla olur. Fakat neticesi muhakkak sürür olur. Nitekim denilmişdir: «Her hidâyetin bir nihâyeti, her zorluğun bir kolaylığı vardır.» Melekler Âdem’in kalıbının yanından geçerlerken sûretinin güzelliğine, boyunun uzunluğuna teaccüb eder lerdi. O güne kadar onun sûretinin bir benzerini görme mişlerdi. Bir gün de Ona İblis uğradı, «Sen hangi iş için yara- dıldın?» diyerek eliyle vurdu. Kalıbın içi boş bulunmakla ağız tarafından girdi, arka tarafından çıkdı. Beraberindeki meleklere dedi ki: - Bu içi boş olarak halkolunmuşdur. Ne bir yerde sebât eder, ne de ele avuca gelir. Sonra dedi ki: - Söyleyin bakalım, bu sizden üstün kılınırsa ne ya parsınız? Melekler dediler ki: - Biz Rabbimize itâatdan başka bir şey bilmeyiz. İblis kendi kendine dedi ki: - Eğer o bana üstün tutulursa ona aslâ itaat etmem. Ben ona üstün tutulursam muhakkak onu helâke sürük lerim.

