Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Abdurrahman Bin Avf / 217 Tebük Seferinde malının nısfını tasadduk etmişdir. Şöyle ki: Dört bin dirhem huzur-ı Seadete getirerek: «-Yâ Resûlallah! Benim sekiz bin dirhemim var, nısfını ehlime terk ve nısfını Rabbim Teâlâ Hazretlerine ikraz ey ledim» dedi. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve selîem- Efendimiz de: «- Cenâb-ı Hak, verdiğine de, bırakdığına da bereket ihsan buyursun!» diye duâ buyurmuşlardı. Sonra bu duâ-yı Nebevi berekâtiyle gayet zengin olmuş, sonra da fi-sebilillah kırk bin altun ve fi-sebilillah 500 at ve 500 deve vermiştir. Hicrî 31 veya 32 tarihinde 75 yaşında İrtihal ederek, cenaze namazını Hazret-i Osman -radıyallahu anh- kıldırmış ve Cennet’ûl-Bakıy'a da defnolunmuştur:192 - radıyallahu anh-, 192 Kısas-ı Enbiyâ, 402. Hazret-i Ömer'ül-Faruk -radıyallahu anh-’in şehâdetinden sonra halife intihabı ashab-ı şûraya havale edilmişdi. ki ashâb-ı şûra, aşere-i mübeşşereden «Osman, Ali, Talha, Zübeyr, Sa’d bin Ebî Vakkas, Abdurrahman bin Avf» - radıyallahu anhüm- ile Abdullah bin Ömer kendisi hilâfete intihab olunmamak şartı ile rey vermekte memur idi. Ashab-ı Şûrâ’dan Talha, Medine'de bulunmamışdı. M ı kdad bin Esved -radıyallahu anh- ashab-ı şûrayı bir hânede topladı. Ebû Talha -radıyallahu anh- de kapıda bekledi. Suheyb-i Rumî -radıyallahu anh- de evkat-ı hamse'de imamet ederdi. Mısır Emiri Amr bin Âs ile Küfe emiri Muğıyre bin Şu'be de

