Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
198 / Ashâb-ı Kiram ı Bunun üzerine Esma -radıyallahu anha- da: «- Umarım kİ sabr-i cemil üzre bulunurum,» dedi. Ve oğluna duâ derek: «-Yâ Rabb! Onu senin emrine teslim ettim ve hükm-i kazana râzı oldum,» dedi. Oğlunu kucaklayıp öperken eli onun zırhına dokundu: «Ââ... Bu ne? Bu öyle fedailik yolunu ihtiyar edenlerin işi değildir. Paçalarını sıva, merdâne hareket et!» deyince Abdullah zırhını çıkardı. Haccac’ın bir fırka askerini kesip doğradılar. Fakat a’dâya nisbetle ekall-i kalil olduklarından ric’at etdiler,. Abdullah ibn-i Zübeyr ise arslan gibi kâh sağa kâh sola seğirdir, mehâcimi geri püskürtür ve arkalarından kovalar, kimse yanına yaklaşamazdı. Haccâc-ı Zâlim bu halden öfkelenerek atından indi. Askerini arkadan sürerek Abdullah ibn-i Zübeyr’in alemdarı üzerine hücum ettirdi. İbn-i Zübeyr de alemdarın önüne geçerek arslan gibi üzerlerine hücum eyledi. Onlar da Haccac ile berâber geri çekildiler. Sonra Abdullah ibn-i Zübeyr, Makam-ı İbrahim’e gelip iki rekat namaz kıldığı es nada a’dâ tekrar hücûm ile alemdarı şehid ederek sancağı aldılar. Abdullah ibn-i Zübeyr de namazdan sonra ilerleyip sancaksız olarak kaplan gibi düşman üzerine hücum etdi. O esnada yüzüne bir taş isâbet etdi. Yüzünden kan akmağa başladı. Yine şiddetle mukatele ederken düşman külliyetli

