Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
174 / Ashâb-ı Kiram 1 Cenâb-î Allah’ın rızâsı kasd edilmezse vâcib sakıt olursa da fakat me’cûr olamaz.133 133 a.g.e.4/417 134 . Buharî, Bed’ül-Vahy 1, Menâkıbûl-Ensâr 45. Müslim İmare 155, Ebû Davud, Talâk 11, Nesâi, Taharet 59, İbn Mâce Zühd 26. 135 Namaza olan itinaya bakiniz ki, Hazret-i Sa'd -radıyallahu anh-gibi bir Fâtih-i âli-şân, namaz için azl-ü isticvab olunuyor. «Ameller ancak niyetlere göredir.»134 * Kadislyye Harbi’nde Sa'd ibn-i Ebî Vakkâs -radıyallahu anh- yaralı olduğundan bizzat cenge girmeyip orduyu uzaktan kumanda etmişti. Bu yüzden fetihden sonra Becîle Kabilesinden bir şair: «Gördün mü ki Sa’d Kadisiyye kapusundan ayrılmamış, yani muharebe mevkiinde bulunmamış iken Allah Teâlâ kendi dînini izhar edip İslâm’ı mansûr kıldı. Birçok kadınlar dul kalmış oldukları halde harbden avdet ettik, Sa’d’in zevcele rinden ise hiçbiri dul kalmadı.» demişti de Sa’d -radıyallahu anh- bunu işittiğinde: «-Yâ Rab! Bu adamın elini ve dilini bizden keff eyle!» diye duâ buyurmuş, müteâkıben o adamın ok zahmından dili tutuk ve kolu çolak olmuştu. Sahîh-i Buhârî’de mezkûrdur ki: Hazret-i Sa’d -radıyallahu anh- Kûfe’de vali iken na mazı iyi kıldırmıyor, diye şikâyet vâki olmuştu. Hazret-i Emîr’ul-Mmü’minîn Ömer’ul-Faruk -radıyallahu anh- dahi o şikâyet üzerine Hazret-İ Sa’d’i Medîne-i Münevvere’ye getirip yerine Ammâr bin Yâsir -radıyallahu anh-’i Küfe valisi tayin etmişti.135

