Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Hz. Selmân-ı Fârisî / 137 «— Cennet üç kişiye yani, Ali, Ammar ve Selman'a müştakdır» buyurmuşdur. Ali -radıyallahu anh- onun hakkında: «Uiûm-i evvelini ve âhirini tahsil etmiş bitmez ve tükenmez bir bahirden, bizden, yani ehl-i Beyt-i Nübüvvetdendir» diye buyurmuşdur. Geceleri Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile tenhâca pek çok musâhabet eylerdi. İran’ın fethinden sonra Hz. Ömer -radıyallahu anh- tarafından Kisra’nın pâyitahtı olan Medâyin’e vali tayin edilmiş ve Hicrî 35 senesinde Medâyin’de valiyken rahmet-i Rahmân’a kavuşmuşdur38 Medâyin harabelerine elyevm Bağdadlılarca «Selmân-ı Pâk» nâmının verilmesi orada medfun olduğundandır.89 88 Ashab-ı Kiram 3/211; Ebû Ubeyd'in rivayetine göre Hicri 36 târihin de Hazret-i Osman -radıyallahu anh-'in hilâfeti zamanında irtihal etmiştir. Kabr-i münevverleri Bağdadin cenûb-i şarkisinde ma'ruf ziyaretgâhtır. 89 Tecrid-i Sarih Tere. 11/202, 3/18 Hulâsa’da Haşan Basri’den naklolunduğuna göre Selmân-ı Fârisi -radıyallahu anh- bu makarr-ı saltanatda binlerce halk üzerinde hükümran iken de me’lûf bulunduğu zühdî hayatını bırakmamış, mâlik bulunduğu tek bir abâ içinde hem halka hutbeîrâd etmiş, hem de abâsının yarısını altına yayarak yarısını da üstüne örterek imrar-ı hayat etmiş ve müktesebât-ı zâtiyesi ile geçinmiştir! Haşan Basrî demiş ki, «Selmân, dem-İ ihtizâra geldiği zaman, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- dünya ni metlerinden kanaat edeceğimiz mikdarın, ancak bir yolcu azığı kadar olması için bizimle ahd etti de biz bu ahde sadık kalmadık,» diye ağladı. Halbuki vefatından sonra

