Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1 132 / Ashâb-ı Kiram ı _________________________________ fidanların birdânesi kurumadı. Bir rivâyetde yalnız birdanesini ben dikmişdim, işte ondan mâadâsı hep tutdu, sahibime karşı olan hurma ağaçları borcumu ödemiş oldum. Zimmetimde yalnız mal kalmışdı. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- gazâların birinden altondan tavuk yumurtası kadar bir şey getirmişlerdi. Avdetinde: «- Mükâteb olan Fârisli ne yapdı ? Nerede ?» diye sual buyurmuşlar, çağrıldım: «- Selman, işte al da üzerinde kalan borcu öde» bu yurdular. «- Yâ Resûlallah, bu kadarcık şey benim borcuma nereden yetecek?» dedim. O altun parçasını Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mübârek dili üzerinde çevire çevire gezdirdi Ve: «- Hele sen bunu al, Allah senin borcunu öder» bu yurdu. Altun parçasını aldım ve alacaklılarıma o parçadan tarta tarta altun verdim. Selman’ın nefsi kabza-i kudretinde olan Allah’a kasem olsun ki, onlara ondan kırk okka tartıp haklarını eksiksiz olarak verdim ve âzâd edildim. Ondan sonra Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bîrlikde «Hendek» de bulundum ve onunla hiçbir gâzada bulunmayı fevt etmedim.81 81 Tecrid-i Sarih Tere. 3/17-23, Ahmed b. Hanbel'in Müsned’inden naklen. Hendek gazvesinde Ebû Süfyan ordusu onbini tecâvüz etmişti. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ashâb-ı kiram ile iştişâre etdiler. Selman-ı Fârisî -radıyallahu anh-:

