Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
126 / Ashâb-ı Kiram 1 meclisde bulunan Ömer -radıyallahu anh-’ın Hazret-i Sa'd'e canı sıkılarak: «- Bütün Kureyş bilir ki, babam Hattâb câhiliyyet zamanında Kureyş’in en azizi idi. Beyleyken ben işte ibn-i İslâm olan Selmân’ın kardeşi Ömer ibn-i İslâm’ım,» dedi, Selmân-ı Fârisî-radıyallahu anh-de İslâmiyyet şerefine izafeten nesebini beyânda «ibn-i İslâm’ım» deyince onu te’yîden Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- de «Ömer ibn-i İslâm’ım» demiştir.80 80 Tecrid-i Sarih Tere. 6/524. 3/18. Selmân-ı Fârisî -radıyallahu anh-’in.kıssa-i İslâmî şâyân-ı ibrettir, İbn-i Abbas -radıyallahu anhümâ-’ya kendisi şöylece nakletmişdir: «- Ben İsfahan ahâlîsinden ve «Ciy» denilen karyeden neş’et eden bir Fârisiydim. Babam karyenin dehkanı, yani beyi, ağasıydı. Fart-ı Mahabbetinden beni evde kız gibi habsederdi. Mecûsîlikte o kadar İleri gitmiştim ki, ateşin hiçbir ân sönmesine meydan vermezdim. Babamın büyük bir çiftliği vardı. Bir gün, yapı ile meşgul olduğundan çiftliğe kendi yerine beni gönderdi. Giderken yolda bir Hıristiyan kili sesi gördüm. Dünyada neler olup bitdiğinden bihaber toy bir çocuk olduğumdan, seslerini dışardan işitdiğim bu insanların ne yapdıklarını görmek maksadıyla içeriye girip ibadetlerini seyrettim. Pek hoşuma gitdi. Ve o dîni kendi dînimden daha güzel buldum. Akşama kadar orada kaldım. Çiftliğin işini aklıma bile getirmedim. Oradakilere, «- Bu dînin aslı nerededir?» diye sordum, «Şâm diyarındadır,» dediler.

