Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
94 herkes, elbette Ebu´l-Hasan´ın sofrasında ekmek yemeğe lâyıktır.” der. Bu erdemin kaynağı İki cihan Serveridir (sav): “Her ciğer taşıyan canlı için (yapılan iyilikte) sevap vardır.”18 Bâyezid Bistâmî siyah giymiş olarak bir sokaktan geçer- ken mahallenin müslüman çocukları onu papaz zannederek yolunu kestiler ve bir halka çevirerek içerisine aldılar. Her biri el kaldırarak ‘papaz müslüman ol! papaz müslüman ol!’ dediler. Bâyezid bunlara itâat ederek tekliflerini kabûl etti: “Peki olayım yavrularım müslüman olmak için ne lâ- zımdır?” diye sordu. Çocuklar, çocuk îmânı ve sâfîyeti ile kelime-i şehâdeti okudular, Bâyezid de aynen tekrâr etti. Çocuklar “papaz müslüman oldu papaz müslüman oldu” diye çağırışmaya başladılar ve anne babalarına müjdeye koştular. Bâyezid çocukların bu yaşta ilay-i kelimetullah duygusuna sâhip olmalarına ve içlerindeki bu mücâhidlik gayretlerine hayrân olup sevinerek, defalarca Allâh’a ham- detti ve sonra o yavruların ihlâsı ve iyi niyeti karşısında ken- disinin îmânını yenilediğini söyleyerek Hakk’a şükreyledi. Bu tavır zarâfetin inceliğin, nezâketin en güzel örneğidir. Sâmî Ramazanoğlu (ks) Üstâzımızdaki zarâfet aynen Sevgili Peygamberimiz’in edeb ve erkânı, zarâfet ve nezâke- tidir. Tren bileti alacağı zaman, insanlar sırada beklemesin diye önceden bozuk para hazırlar, gişede para bozdurmak için zaman kaybetmezdi. Gişe memuru bu zarâfete hayran kalır. Onu şükranla yâd ederdi. Karaköy’den Tahtakale’ye kadar yürür, dolmuşa vereceği parayı, sıhhat nîmetine bir şükür olarak tasadduk ederdi. Bir nişan merâsiminde takacağı yüzüğün altın olduğu- nu görünce, kendi yüzüğünü takarak şöyle buyurur: “Bunu 18 Buhârî, Müsâkât, 9.

