Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 Dünyâ hayâtında berâber olmanın bizde etkileri pek çoktur üstadlarımızın. Kullanıma hazır hâcetler bulunur çantada. Yeri geldikçe istimâl olunur. Yaşayamasak bile gördüğümüz güzellikler yol gösterir bizlere. Gönül ve beyin- lerimize nakşolan davranış biçimleri hîn-i hâcette ışık tutar yaşantımıza. Uygulamalarına Kur’ân ve sünnetin mührünü vurduğu şahsiyetler muktedâ bih, kendisine uyulan önder- lerdir. “Nimet verdiğin kimselerin yoluna kılavuzla bizi Yâ Rab”1 derken nebîler, sıddîklar, şehîdler ve sâlihler kastedilir. İsmet sıfatıyla nezâketin, letâfetin, zarâfet ve edeb-i İlâhî ile ahlâkî kuralların hepsinde eşsiz ve mükemmeldirler. Hz. Yûsuf Zeleyha’da, Mûsâ (as) Hz. Şuayb’in kızlarında son derece nâmus ve iffetlerini korumada örnektirler. İbrâhîm (as) ile Îsâ (as) insanlara muâmelede emsâl- siz ahlâk ve zarâfettedirler. Kur’ân-ı Kerîm’in diliyle: “Eğer kendilerine azâb edersen şüphesiz onlar Sen’in kullarındır (dilediğini yaparsın). Eğer onları bağışlarsan şüphesiz Sen izzet ve hikmet sâhibisin” dedi.”2 1 Fatiha, 1/7. 2 Maide, 5/118. Nezâket Zarâfet

