Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
68 İşte Şehit Motiur Rahman Nizami’nin Son Mektubu... BEN GİDİYORUM.. Doğduğumda nikâhlandığım ve son nefes diye zaman tâyin ettiğim buluşmaya gidiyorum. Korkmuyorum. Ardımda pişmanlıklarım var ama üzgün değilim. Kırgınım. Sözünü unutanlara, kardeşi- nin elini tutmayanlara, düşeni kaldırmayanlara, Allah (cc) için gözyaşlarını sakınanlara, resimlerimizi “layk” için kullanıp gördüklerini yaşanmamış kabûl edenle- re, zâlimin yanında durup mazlûma timsah gözyaşları dökenlere, kıyâma kalkmayı kolay zannedip elindekini muhafaza etmek için bahane satanlara, alanlara kırgı- nım. Bu kırgınlıkla kavuşacağım Rabbime. Söyleyeceğim bunları. Vuslat bu. Nerede buluşacağı belli olmuyor insanın. Bazen 14 yaşındaki bir kızı Kudüs’te pazarda buluyor. Kafasına sıkılan bir kurşunla göçüyor. Elbisesine bula- şıyor kan. Huzûra çıkmadan önce melekler yıkıyor onu. “Senin kardeşin benim. Bu kâtillerle niye anlaşıyor- sun?” diyemiyor. Bâzen vuslatına yürümen gerekiyor. Seni evinde bulsun istediğin buluşma için önce evinden ayrılman gerekebiliyor. Sonu görünmeyen bir yolu merakla yü- rümen gerekiyor. Yol bitip de deniz başlayınca acı acı yutkunmak serbest suya atlamadan önce. Bir kıyıya varıyor elbet denizin sonu. Kıyıya ya canlı varıyorsun ya da cansız vuruyorsun.

