Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
52 İbâdette ihlâsı, ahlâkta kemâli öğütlerdi. Öğretmekle kalmaz eğitirdi. Online eğitim sistemini gönül ve kalb olarak yapardı. “Mürîd tek kanatla uçmaz, iki kanatla uçar” buyura- rak, Fetih sûresinin son âyetine işâret ederdi. “Muhammed, Allâh’ın Rasûlü’dür. O’nunla berâber olanlar, inkârcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da merhametlidirler.”9 Bir zâlimin karşılanmasını duyunca, ayağa kalkarak şu âyet-i celîle’yi okur: “Ey îmân edenler, Yahûdîleri de, Nasrânîleri de kendinize yâr (ve üstünüze hâkim) edinme- yin. Onlar (ancak) birbirinin yârânıdırlar; içinizden kim onları dost (ve hâkim) edinirse o da onlardandır. Şübhesiz Allah o zâlimler gürûhuna muvaffakıyyet vermez.”10 Vahdete âşık bir sultandı. En çok sorduğu soru şu iki husustu: 1. İhvânın beynleri, araları nasıl? 2. Usûle riâyet ediliyor mu? Usülle kasdı, hedefe ulaşmak için tutulan düzenli yoldu. Bu vesîle ile, Behcet’üs-Seniyye, âdâb risâlesinin ve kaleme aldığı eserlerin okunmasını arzu ediyordu. Tapduk Emre (ks) “Usûlsüz vusûl olmaz. Yola çıkmayan varamaz. Yürümek, ayakkabımızı eskitmek değildir. Emelimiz varmaktır. Yol birdir, bir’e ‘Allâh’a (cc)’ varır.” Âilevî geçimsizliklere, annemize gösterdiği îtinâ ile ör- nek oluyordu. Vâlide sultânın rahatsızlıklarındaki gayret ve çabası görenleri hayrette bırakır. “Tesettüre riâyetinizle bize 9 Fetih, 48/29. 10 Mâide, 5/51.

