Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
49 Sâmî Efendi’yi anlatmak, onun şahsında evliyâdan bah- setmek, kişinin kendi vüs’atine anlayışına göredir. Allah Teâlâ’yı senâda Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz: “Ben, Seni hakkıyla senâ edemem! Sen, kendini senâ ettiğin gibisin!”1 buyurmuştur. Sâmî Efendi velâyette en yüksek pâyeye erişmiştir. İlim ve hâl ehli olmakla birlikte, makam olarak aktâbiyyet sırrına mazhardı. Hâfız-ı hakîkî olan Cenâb-ı Hakk’ın muhâfazası altındaydı. Ma’sum olma, kötülük ve günahlardan korunmuş olma, peygamberlerde bulunması vâcip olan sıfatlardan biridir. Velî ise mahfuzdur. Allah Teâlâ peygamberleri günah iş- lemekten koruduğu gibi (ismet), velî kullarını da günah işlemekte ısrâr etmekten korur. Velînin bu şekilde korunma- sına hıfz, onu koruyan Allah Teâlâ’ya Hâfız, korunan velîye de mahfûz denir.2 “Allah Teâlâ sâlih kullarının işlerini 1 Müslim, Salât, 42. 2 Tehânevî, Keşşâf, III, 311. O Hz. Sâmî (ks)

