Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
27 İki zümrenin salâhı halkın salâhıdır. Biri ümerâ diğe- ri de ulemâdır. Âdetâ bu tâbir, suyun gözünün durulması demektir. Tabiatta ve insanda gözlenen de budur. Âzâların hayâtiyetine vesîle olan kalb düzelirse organlar da düzelir. Aksi halde iş sarpa sarar. “Bizim şahsımızda dîn-i mübîn-i İslâm’ı görüyorlar” diyen Hacı Hasan Efendi’nin işâreti de bu olsa gerek. Her şeyin kokuştuğu bu âlemde, ferd ve top- lumun huzursuzluğunun ana sebebi de budur. ‘Balık baştan kokar’ demezler mi? Lokomotif raydan çıkarsa, vagonların hepsi yatar. Yaşı ilerleyen Hz. Ömer (ra): “Kemiklerim za’fa uğradı. İrâdem de zayıflar, vereceğim hüküm sağlıklı olmazsa ben ne yaparım? Bu sebeple beni bağışla Yâ Rabb” derken sorumlulara târihî bir ders veriyordu. Asr-ı Saâdet döne- mindeki misâller, bugünkü hayâtımıza düstûr olmalıdır. Adâleti babalık şefkatinin önüne geçiren Sevgili Peygam- berimiz (sav): “Kızım Fâtıma (r.ha) da olsa elini keserim”1 buyuruyordu. Yakınlarına duyduğu ilgiyi, başkalarına tanı- 1 Müslim, Hudûd, 9. Yöneticiler ve Mes’ûliyyetleri

