Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
11 Vahyin ışığıyla aydınlatalım konuyu. Ashâb-ı Bedr’in sayısınca üç yüz on üç kişiydi Câlût’a yenilmeyen İslâm ordusu. Kemiyetin değil, keyfiyetin önemini belirtir Rabb-i Zü’l-Celâl: “Nice az topluluk çok topluluğa Allâh’ın izniyle üstün gelmiştir, Allah sabredenlerle berâberdir.”3 Sütü yoğurt yapan damızlık, yemeğe lezzet katan tuz, çayı tatlandıran şeker çok değildir. Medîne’yi İslâm’la ta- nıştıran iki muallim, Antakya’ya kadar gelen iki havâri, âlemlere rahmet olarak gelen Muhammed Mustafâ (sav) bir kişidir. İlâhî kaynaktan, Muhammedî nurdan beslenenler az sayıdadır. Ama çağ açıp çağ kapamışlardır. Sekiz yıla seksen yıllık iş sığdırmışlardır. Arzın fethinde zafere erdik- leri gibi, kalbin ve beynin fethinde de zafer kazanmışlardır. Senegal’deki Kur’ân okulunda on binlerce hâfız yetiştiren, Shaykha Meryem Niasse bunlardan biri. Genetiği değiştirilmiş GDO’lu gıdâlar sıhhatimizi altüst ediyor. GDO kullanımı hem doğa hem de canlılar üzerin- de ciddî hasarlar bırakmaktadır. Fıtrata münâfî, yaratılışa aykırı, Allah Teâlâ’ya îmâna ve O’nu tanımaya muhâlif ta- vırlar, insanı hayvan, belki de daha aşağı varlıklar hâline dönüştürür. ‘İnsan insanın kurdudur’ diyen faşist görüş, fitne ve fesâdın odağı olmuştur. Kâinâtın sulhuna medâr olan İslâm bir hayat nizâmıdır. İnsanı Rabbânî terbiye ile eğitir. “Beni Rabbim terbiye etti, O ne güzel terbiye eden- dir.”4 hadîs-i şerîfiyle ilâhî terbiye gözetiminde yetiştiğini beyân eden Rasûlullah (sav)’in davranışları örnektir bize. “And olsun ki Allâh’ın Rasûlü’nde, Allâh’a ve âhiret gü- 3 Bakara, 2/249. 4 Suyuti, el-Câmiu’s-Sagîr, c.1, s.12.

