Sayfa metni
_____________________________________________ Gönül Beytullah’tır Evlatlarından bile haya eden Sâmi Ramazanoğlu (ks)’ndan şu hatırayı anlatmadan geçemeyeceğim: İmam Hatip Okulu’nda talebe idim, Üstadımız (ks)’la İstanbul’a Sâmi Efendimiz (ks)’i ziyarete gittik. Erenköy’de bir evde, yer sofrasında yemekler ikram edildi. Sâmi Efen dimiz (ks), tabaklardan birkaç lokma alıp etrafına veri yordu. Yağmur yağmaya başladı. Evin dışarısından tabak larını alanlar içeri giriyordu. Sâmi Efendimiz (ks) bu, “Al lah’ın rahmetidir." diyordu. Büyük bir bahçenin ortasında bulunan, evin alt katında hazırlanan odaya indik. Hacı Haşan Efendimiz (ks)’i yanlarına oturttular. Biz de geri lerdeyiz. Kendi eserlerinden Hz. Yusuf (as)’un kıssaların dan okumaya başladılar. Eserin son bölümlerinde, müba rek sesleri boğulur gibi oldu. Derhal ıhlamur getirildi. O anda, “Kitabı nerede olsa bulurum -Allah’ın izni ile- ama bu nûr yüzü bulamam.” düşüncesiyle büyük bir şevkle, o nûr cemale bakıyordum. Kitabı bir başkası eline alınca dedim ki, “Değirmenin suyu çekildi.” Kitaptan gözlerini ayırmıyorlardı. Kitabı ellerinden alıp okumaya başladılar. Fakat yine sesleri karıncalanır gibi olunca, mübarek gözle rini yumarak, “Bir cümle okuyayım, özetleyeyim.” deyip sohbeti tamamladılar. Dr. Necmeddin Akçan Bey, “Üstadımız edep ve haya larından ellerine kitap alıyorlar. Yoksa Allah’ın izn-i kere miyle ezbere herşeyi anlatırlar. Fakat edep ve hayaların dan, evlatlarının yüzüne bakamayıp gözlerini yumuyor lar.” dedi. 95

