Sayfa metni
1 Gönül Beytullah’tır______ ________________________________________ karşı hissettiği muhabbeti kalbine koyanı tanırsa, kişinin gönlü ve kafası durulur artık. Yetmiş yıl Yusufa vurulan Züleyha, Samed’in aşkına yanarak, Leylâ Leylâ deyü. Mecnûn nice dem yandı yakıldı. Son demde dedi bana bu kavga neme lazım. diyen Mecnûn, Mevlâ’nın şevkine düşer. Sevgide ipin ucu nu Hakk’a veren, dört ayaklı merdiven olan; kardeşlik, manevî babalık, Allah ve Rasûlü’nün yoluna baş koymanın merhalelerini geçer, o diyarlarda, tarife sığmaz manevî güller derer. Âhiret sevgisiyle elde edüen kokulan duyma ya başlar, bu âlemin nefsî arzulannı -Râsûl-i Zişân (sav)’ın diliyle- cîfeye benzetir artık. Gerçek Âşık Rabbîni Anandır Hakk’ı tanıyan, bize onu tamtan; nebîler, sıddîklar, şehitler ve sâlihler bize, hep Mevlâ aşkını aşılarlar. Hakk’ın kullarını, Mürşid-i Kamil’in kalbinden Fahr-i Kâi nat (sav)’a ve oradan da Zât’ı Kibriya’ya ulaştırırlar. Söyleyin dostlar, gerçek sevgiye ulaşanlar her halle rinde Allah’ı anmazlar mı? “Onlar ki, ayakta durur ken, otururken ve yanları üzerine yatarken Al lah’ı zikrederler.” (Âl-i İmran, 3/191) Zunnûn-i Mısrî (ks), “Seni çokça anmam unutmam dan değil, Sana olan aşk ve şevkimdendir.” der. Horosan’dan gelen erler, Afrika’ya koşan dervişler, Java adasını irşada giden yedi sûfî ve kabirleri yanı başı mızda bulunan Ashab-ı Kiram, Maşûk-i Hakîkî’nin ismini, Mevlâ’nın adını yâd etmek için diyar diyar gezmişlerdir. 56

