Sayfa metni
Gönül Beytullah'tır saman çöpü alarak, hesap gününün dehşetinden dolayı şöyle demiştir: “Keşke anam beni doğurmasaydı, keşke unutulup giden bir varlık olsaydım.” Ömer b. Abdulaziz bir gün uykusundan soğuk terler dökerek uyanmış, yakınındakilerin bunun sebebini sorma ları üzerine şöyle cevap verir: “Mahşer meydanında idim. Hz. Ebu Bekir (ra) çağnldı. Kolayca hesabı görülüp cenne te girdi. Sırasıyla Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali (ranhüm) de çağrıldı. Onlar da hesaplannı kolayca verip cennete girdiler. Hesap sırası bana doğru geldikçe titremeye baş ladım. O kadar ayrıntılı hesaba çekildim ki, memleketim de sokaklarda dolaşan köpeklerden bile hesaba sorular soruldu. Sonra bir cife gördüm. ‘Bu kim?’ dedim. ‘Kendisi ne sor.’ dediler. Ayağımla dokundum, gözlerini açtı. Gör düm ki Haccac b. Yusuf es-Sakafi. ‘Allah sana ne ile mua mele etti?’ dedim. O da, ‘Allah’ı kahhar olarak buldum. Öldürdüğüm her bir kimsenin yerine tekrar öldürüldüm. Said b. Cübeyr’i öldürmeme mukabil ise yetmiş kere öldü rüldüm.’ dedi.” Evliyaullahın Hesap Gününü Düşünmeleri Bâyezîd Bistamî (ks)’yi âriflerin sertâcı kılan husus, daimî surette hesap gününün korkusunu düşünmesidir. Bâyezîd Bistamî (ks), yapmış olduğu her şeyi kılı kırk ya rarcasına düşünürdü. Bir yolculuk esnasında bir çiçeği koparır. Yolculuğunun sonunda koparmış olduğu çiçeğin içerisindeki karıncanın farkına varır. Sonra, ben bu karın cayı yuvasından uzaklaştırdım ve onu yuvasından mah rum ettim düşüncesiyle gelmiş olduğu o bir günlük yolu tekrar gider ve karıncayı aldığı yere bırakır. 141

