Sayfa metni
Gönül Beytuliah'tır. retme, kötülükten kaçındırma ve zikrullaha devam etme olduğunu haber vermektedir. Kişi iş yerini, konağından daha çok sever; çünkü evindeki rahatı dükkânında, tezgâhında, mağazasında ça lışmasına bağlıdır. Âhiretin ekin tarlası olan bu kârhanede Allah’ın, Rasûlü (sav)’nün ve ulemâ-i kirâmın emir ve tavsiyelerine uyarsak ebedî âlemde hiç pişman olmayız. “Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız, sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın! Kim bunu yaparsa işte onlar hüsrana uğrayanların tâ ken dileridir. Birinize ölüm gelip de: ‘Rabbim! Beni (ecelimi) yakın bir vakte (kadar) erteleseydin de sadaka verip sâlih kimselerden olsaydım!’ de mesinden önce, sizi rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf edin! Çünkü Allah, eceli ge lince hiçbir nefsi geri bırakmaz. Ve Allah, ne ya parsanız hakkıyla haberdar olandır.” (Münafikûn, 63/9-11) Fâni, Bakîye Tercih Edilmez Düşünen insanlar asla fânîyi bâkîye tercih etmezler. Sami Ramazanoğlu (ks) üstadımız, dünya ile âhiret ara sında şöyle bir kıyas yapmıştır: “Başımızı suya soktuğu muzda, suda durduğumuz kısa müddet dünya, nefesimiz daralıp kafamızı kaldırdığımızda geriye kalan kısım ise âhirettir.” Öyleyse, bizleri hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya bağlayan ve bizlere âhireti unutturan bu hırs nedir? Birçoğumuz ölümü, yaşlanınca gelecek zannediyoruz. Ariflerden bir zat, huzurunda bulunanlara ölümün alâme tini sorar. Onlar da belin bükülmesi, dişlerin dökülmesi, 120

