Sayfa metni
İstiâze ve Besmele Hakkında / 41 olur. Eğer zâlim ise hepsi bâtıl olur ve bereket ortadan kalkar. Hikâye olunur ki Nûşirevân bir defasında avdan dönerken bir bahçeye uğradı. Oradaki çocuğa; “Bana oradan bir nâr verir misin?” dedi. Çocuk verdi. Nar çok sulu ve güzel olmakla susuzluğunu giderdi. Hoşuna gi dince bu bahçeyi sahibinden almağı gönlünden geçirdi. Bir nar daha istedi. Bu defaki nar kuru ve susuzdu. Nûşirevân bunun sebebini sorduğunda çocuk: “Herhalde melik bir zulme azmetti. Kalbi katılaştı ve nar kurudu...” diye cevap verdi. Nûşirevân çocuğun sö zünden uyanarak tevbe etti ve bir nar daha istedi, bu defaki birincisinden daha güzeldi. Bu defa çocuk: “Her halde Melik tevbe etti!” dedi. Nûşirevân mütenebbih olup bir daha zulüm etmemeğe azmetti. Ve ismi adâlet ile yâd edildi. '¿^ jûj L jlj “Ancak Sana ibâdet ederiz, an cak Sen’den yardım dileriz. İbâdet ve ubûdiyetimiz ancak Sanadır, istiânemiz ancak Sen’dendir.” İbâdet: Cenâb-ı Hakk’ı tâzim suretiyle niyete bağlı olarak ve emredildiği şekilde yapılan tâattır. Gafletsiz namaz, gıybetsiz oruç, başa kakmasız sadaka, riyasız hac, süm’asız gaza ve cihâd, eziyetsiz âzat, usanmasız zikir, ‘İbâdât’ kısmına girer ki Allah’ı tâzim, hâlis niyet ve emir olduğu şekilde yapmak şarttır.

