Sayfa metni
İstiâze ve Besmele Hakkında / 37 te lâyık ve o güne Mâlik olan zât olduğunda azıcık aklı olan kimse tereddüt etmez. Allah teâlâ, âlemlerin Rabbi ve Mâliki olduğunu be yânla dünyaya ve esbâb-ı maişete tevessül edenlerin işlerini kolaylaştırmakla bilcümle nimetlerini in’am ede ceğini beyan ve merhamet-i ilâhiyeden istimdadın lüzû- muna işâret buyurduğu gibi, zâlimden mazlumun intika mını almak üzere yevm-i kıyâmetiln ve ahvâl-i âhiretin vukûuna dahî işâret buyurmuş ve bu vesile ile erbâb-ı isyanı itâate dâvet etmiştir. Çünkü Yevm-i Cezâ’nın vukûuna îman eden bir âsînin elbette o günde perîşan olmamak için nefsine in saf etmesi lâzımdır. Binâenaleyh, âhirete îmanı olmayan kimse her fe nalığa cüret eder ve hiçbir kötülükten çekinmez. Zîra âkıbet korkusu yoktur ki fenalığa cüretten onu men et sin, fakat Nebiyy-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimizin şu beyânı hiç kimsenin hatırından çıkma malıdır: Sı ¿öj Sı çTuij Sı Sİ “İyiliğin günü geçmez, günâh unutulmaz, her şeyin karşılığını veren Allah da ölmez. Dilediğini yap. Fakat aynen karşılığını muhakkak göreceksin. ” Ayrıca burada Din’den murâd İslâm’dır. Cenâb-ı Hakk’ın:

