Sayfa metni
32 / Fâtiha Sûresi Tefsiri 2- Tehlikeli yerlerde Allah’a tefvîz-i umur, yani işi Allah’a bırakmak... 3- Sıkıntı ve musibet zamanlarında sabır... 4-Allah’ın kazasına rızâ... Bu dört çare ile dört mefsedeti kestikten sonra ne fis tembel, somurtmuş, neşesiz, hayra koşmayan, gaf let ve batâete meyil eden, bir sürü lüzumsuz şeylerle vakit kaybettiren, mâsiyete teşvik eden bir belâ olarak karşısına dikilecek, kul bunu da: recâ ve havf makasıy la kesecek. Recâ: Allah’ın vaat ettiği hayırları ummak. Havf: Allah’ın haber verdiği ukûbâttan korkmaktır. Kul havf ve recâ içinde, kendisini hiç bir yol kesici ve sıkıntı verici bir şey meşgul etmeden yoluna devam ederken, şevk u neşât ile ibâdete koyulmuşken iki bü yük âfet daha karşısına dikilecek: Riyâ ve Ucûb. Bir vakit olup, ibâdetleriyle insanlara mürâîlik eder; bir vakit olur, az bir ibâdetini büyük görür ve nefsine pay çıkarır. Bu vartalara düştüğü anda kendisini her cihetten ok yağmuruna tutulduğunu görecektir. Bu musibetlerden kurtulmasının yegâne çâresi ihlâsa yapışmak ve ibâdeti ni Allah’ın kendisine bir lütfü, keremi olarak görmektir. Cenâb-ı Hakk’ın lütfuyla bu vartadan da kurtulursa “Kulluk” makamına yaklaşmış olur. Şöyle bir bakar; ken dini Allah’ın nimet denizine müstağrak görür, Allah’ın

