Sayfa metni
92 Bir kısım Peygamberlerin başından geçen hâdiselerde de deniz misâlini görürüz. Mûsâ (as) doğacak diye bütün erkek çocuklarını öldüren Firavn’a karşı Cenâb-ı Hakk Mûsâ (as)’ı kuş sütleriyle onun sarayında büyütür. “(Onu sandığa koymasını, sonra onu denize (Nil Nehri’ne) bırakmasını (vahyetmiştik). Böylece deniz, onu sahile atsın, Ben’im ve onun düşmanı, onu alsın. Ve gözümün önünde (korumam altında) yetiştirilmen için sana, Kendim’den muhabbet (sevgi) verdim.”3 Mûsâ (as) ile Hızır (as)’ın kıssasında da deniz vardır. Hz. Mûsâ (as) ve genç yardımcısının “iki denizin birleştiği yere” yaptıkları yolculuk: “Hani Mûsâ genç yardımcısına demişti: İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gi- deceğim ya da uzun zamanlar geçireceğim.”4 Mûsâ (as)’ın kavminin kurtulma hâdisesi Kızıl denizde gerçekleşir. “Bunun üzerine Mûsâ’ya, “Asân ile denize vur!” diye vahyettik. Deniz derhal yarıldı, her parça koca bir dağ gibi oldu.”5 İsrâiloğulları, denizden açılan yollardan geçip Sînâ yarımadasına çıktılar. Firavun da açılmış olan bu yollara ordularıyla birlikte girdi. Allah Teâlâ, Mûsâ ve berâberinde- kileri kurtardı, Firavun ve berâberindekileri denizde boğdu. Asâ mûcizesiyle taştan suların akması da bir başka mûcizedir. 3 Tâhâ, 20/39. 4 Kehf, 18/60. 5 Şuarâ, 42/63.

