Sayfa metni
73 ifâde edersek, Peygamberimiz’in (sav) mübârek diliyle, açı- lıp okunmayan, duvarda asılı duran Kur’ân-ı Kerîm garib. Fâsığın hâfızasında garib Kur’ân-ı Kerîm. Sâliha hanım bir zâlimin elinde garib. Sâlih zât, huysuz kadının elinde garib. İçinde ibâdet edilmeyen mescid garib. Kadri kıymeti bilin- meyen âlim, kavmi arasında garib. Hacı Hasan Efendimiz’in “Resûlüllâh (sav): Kur’ân-ı Kerîm’i Türkiye’ye emânet edi- yorum.” müşâhedesine candan kulak vererek, ulvî değer- lerimizi yetim ve öksüz bırakmayalım. Sanal âlemde şaşkın, her türlü uyuşturucuyla sarhoş gençlerimizi kurtaralım yetimlikten. Âile reisinden en üst kademeye kadar, eli altındakilere ilâhî şefkatle cemiyet ka- vuşsun ana-babasına. Tevhîd’in hayâtımızın her alanına hitâb etmesiyle, kurtulsun beşeriyet öksüz ve yetim kalmaktan. Yetim ve öksüz olmasına rağmen, Âdem (as)’a bile rûhen baba olan İki Cihan Güneşi’nin (sav), Necip Fazıl’ın tâbiriyle, mantosuna sımsıkı sarılıp felâha erelim. Rûhumuzun babası Muhammed Mustafâ (sav)’in edebiyle, cismimizin babası Âdem (as)’ın safiyyetiyle gerçek kimliğimizle buluşalım. Beden ibâdetle, âile emr-i Hakk’a riâyetle, İslâm âlemi tesbihin imâmesi gibi kudsiyyüssıfat bir emîrin sancağı altında toplanmakla kurtulur gurbetten, yetim ve öksüz kalmaktan. Dünyâ secdeyle; Âhiret Likâ, Cemâlüllah’la kurtulur gurbetten.

