Sayfa metni
37 güzel bir şekilde ikrâm et!”3 “Komşusu açken tok yatan kimse bizden değildir.”4 İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe (ra) Hazretleri’nin komşula- rından sarhoş bir genç vardı. Bir gece gencin attığı nâralar kesilince, İmâm-ı Âzam sabahleyin gidip gencin başına bir hal gelip gelmediğini araştırdı. İçki yüzünden hapse atıl- dığını öğrendi. Ebû Hanîfe Hazretleri bu duruma üzüldü. Hapishâneye giderek onu serbest bırakmalarını ricâ etti. Memurlar kefâlet ile serbest bırakabileceklerini söyleyince İmâm-ı Âzam Hazretleri kefîl oldu ve sarhoş komşusunu hapisten kurtardı. Durumu öğrenen genç, derhâl İmâm’ın yanına gelip gözyaşları döktü. Artık içkiye tevbe ettiğini söyledi. Bundan sonra ona lâyık bir komşu olacağına söz verdi. İmâm-ı Âzam, gence baktı ve hüzünle: “Delikanlı; seni gerçekten biz ziyân ettik! Sana ulaşma gayretini gösteremedik. Asıl sen hakkını helâl et!” dedi. Efendimiz (sav) komşu kabîlelere insan olmaları hasebiyle hidâyete nâil olmaları için mektuplar göndermiştir. Necâşi’yi, Mukavkıs’ı Heraklius’u, Gassan hükümdarlarını İslâm’a dâvet etmiştir. Etraf beldelere tebliğciler göndermiştir. Mübârek diş-i saadetlerini şehîd edenlere hidâyet dilemiş, ayakka- bısını kanla dolduran, cism-i pâkilerini yaralayanlara şöyle duâ etmiştir: “Yâ Rabbi benim kavmime hidâyet ver çünkü onlar bilemiyorlar.” İslâm’ın emir ve tavsiyeleri beş şeyi korumak içindir. Bunlar din, akıl, nâmus, mal ve candır. Tüm insanlığa huzur getiren esaslardır bunlar. 3 Müslim, Birr, 143. 4 Hâkim, II, 15; Heysemî, VIII, 167.

