Sayfa metni
34 Sebâtıyla sonunda da Yûnus Emre gibi sıddîklardan oldu. Üstâz-ı Âlîleri tarafından yapılan darbeler, onları kemâle erdirmek içindi. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (ks) bin bir günlük çileyle elde ettiği rûhî olgunlukla, cümle âleme örnek oldu. Mevlânâ Celâleddin yurt içinde olduğu kadar yurt dışın- da da seviliyor ve tanınıyor: Mevlânâ Celâleddîn’in Îmânı, şiiri, sanatı yalnız yurt içinde ilgi toplamıyor, Batı’yı da yakından ilgilendiriyor. Artık Almanlar, İngilizler, Fransızlar onun Dîvân-ı Kebîr’ini, Mektûbât’ını dillerine çeviriyorlar. Dünyâ’nın ve Avrupa’nın uyanışında Mevlânâ Celâleddîn’in etkilerini inceliyorlar. İlimde Bedel İlim yolunda çekilen çilelerle âlim, müderris, mücte- hid ve mezhebde imâm oldular. Cabir b. Abdullah (ra) bir hadîs-i şerif için bir aylık yol giderek Şam’a varır. Abdullah b. Üneys’e ulaşır. Alkame b. Kays en-Nehai ve Esved b. Yezid en-Nehai (r.aleyhim) ki bunlar Irak’tan Kûfe’dendiler, kendilerine Ömer’den bir hadis ulaştığı vakit bununla tatmîn olmaz ve onu tâ Medîne-i Münevvere’ye bizzat ondan dinlemeye giderlerdi. Said b. Müseyyeb (ra) “Bir hadîs-i şerif için günlerce gecelerce yolculuk yapardım” demiştir. Ahmed b. Hanbel (rha) on altı yaşında hadis öğrenmeye başladı. Beş defa hacca gitti. Üçünde yaya idi. Fudayl b. Iyad (rha) der ki: “Çoğu kere geceleri oturur fıkıh müzâkere ederdik. Çoğu kere sabah ezanı okununcaya kadar kalkmazdık”.

