Sayfa metni
23 İnsanla kâinâtın iç içe oluşu Kur’ân-ı Kerîm’in sûreleri- nin adlarında bile apaçık görülmektedir. Fil sûresi, Ankebut örümcek, Neml karınca, Nahl arı, Bakara inek gibi hayvânâtın isimleri verilmiştir sûrelere. Sûre-i Celîleler’de geçen hay- van isimleri de pek çoktur. Yeryüzündeki, arz ve semâda- ki trafiğe, yeraltı gemilerine, insansız uzaktan kumanda edilen uçaklara, balistik füze tarzı nükleer füzelere, daha sayamayacağımız birçok vâsıtalara işâret edilmektedir. “Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırla- rı ve merkebleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.”1 İbâdetlerimizin vaktini belirleyen ve önemine işâret edilen zaman birimlerinden de bahsedilir Kur’ân sûrelerinde. “Asr”, zaman anlamına gelen “Dehr”, kuşluk mânâsına kullanılan “Duha”, tan vakti “Fecr”, “Büruc” burçlar, “Leyl” gece, “Şems” güneş, “Kamer” ay. Bineklerden anlatıldığı gibi, mîdemize inecek meyve ve diğer gıdâlardan da bahsedilir Kitâb-ı Kerîm’de. Hurma, incir, zeytin, üzüm, nar, kiraz, muz, acur, kabak, soğan, mercimek, sarımsak, süt, bal, balık, et ve sayamayacağımız nîmetler haber verilir. 1 Nahl, 16/8. İnsan ve Tabiat

