Sayfa metni
19 “Allah mahlûkları yaratmak istediği vakit, bu nûru dört parçaya ayırdı. Birinci parçasından kalemi, ikinci parça- sından Levh’i (Levh-i mahfuz’u), üçüncü parçasından Arş’ı yarattı. Dördüncü parçayı ayrıca dört parçaya böldü: Birinci parçadan Hamele-i Arşı (Arşın taşıyıcılarını), ikinci parçadan Kürsi’yi, üçüncü parçadan diğer melekleri yarattı. Dördüncü kısmı tekrar dört parçaya böldü: Birinci parçadan gökleri, ikinci parçadan yerleri, üçüncü parçadan cennet ve cehennemi yarattı. Sonra dördüncü parçayı yine dörde böldü: Birinci parçadan mü’minlerin basîret nûrunu/îman şuûrunu, ikinci parçadan -mârifetullahtan ibâret olan- kalplerinin nûrunu, üçüncü parçadan tevhidden ibâret olan ünsiyet nûrunu (Lâ ilâhe illallâh Muhammedu’r-resûlüllâh nûrunu) yarattı.”9 Kâinatta Ne Varsa İnsanda da Vardır Su, hava, ateş, toprak; anâsırı erbaa, dört unsur kâinâtta mevcuttur, insanda da mevcuttur. Dünyânın dörtte üçü sudur. İnsanın vücûdunun da dörtte üçü sudur. Topraktaki elementlerle insanın vücûdundaki elementler aynı karak- terdedir. Dünyâyı ısıtan ışıtan güneşin harâreti insanda da vardır. Sıcaklığa işâret, insanın ölünce bedeninin soğuma- sıdır. Nefes alıp veren insan dünyâdaki havayı temsîl eder. Bu dört unsur rûhun elinde olursa su, gönüldeki feyz, tecellî, ilham, vâridât, ilm-i ledün, gözden akan yaş olarak dökülür. Nefsin elinde olursa tsunami oluşur. Mânevî âlemi berbâd eder. Hava nefse esir olursa kasırga, rûhun elinde Lâ mekân âleminden esintiler ve Rahmânî kokuları getiren bâd-ı sabâ olur. Ateş rûhun elinde, gönülde aşk muhabbet, felekleri yakan, âhı göğe yükselen nûr olur. Nefsin elinde bir kıvılcımla, şeytânın aldatmasıyla koskoca bir ülkeyi yakar. Toprak nefsin elinde verimsiz çorak bir arâzi olur. Rûhun 9 İmâm Ahmed, Müsned IV-127.

