Sayfa metni
86 dir.”4 Dünyâyı cennet kılmak, dînî esaslara uygun olarak yaşamaktır bu âlemi. Dünyâda intihar vakalarına baktığımız zaman rûhu daralanların inançsız zümre olduğu görülür. İnananlar ise gönül darlığıyla sabrın ecir olduğunu bilir ve huzûra erer. “Allah her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm’a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır, sıkar. Allah, inanmayan- lara azap (ve sıkıntıyı) işte böyle verir.”5 Gönlü İslâm’la dolanlar ne kadar bahtiyardır. “Allâh’ın, göğsünü İslâm’a açtığı, böylece Rabbinden bir nur üzere bulunan kimse, kalbi îmâna kapalı kimse gibi midir? Allâh’ın zikrine karşı kalpleri katı olanların vay hâline! İşte onlar açık bir sapıklık içindedirler.”6 Allah Resûlü (sav) “Allah, kimin kalbini genişletirse, o Rabbinden bir nur üzeredir.” âyetinin tefsîrinde şöyle buyurmuştur: “Nur kalbe yerleştiğinde, o kalp açılır genişler.” Bâzıları “Yâ Resûlallâh, bunun bir alâmet ve nişânesi yok mu?” diye sorunca, “Evet” buyurdu, “o alâmetler şunlardır: ‘Gurur evinden (dünyâ- dan) uzaklaşmak ve ebediyet yurduna yönelmek, ölüm zamânı gelip çatmadan ölüme hazırlanmak. O hâlde kim bu dünyâda zâhid olursa, (dünyevî) arzuları kısalır ve dünyâyı ehline bırakır.’” Sâmi Ramazanoğlu (ks) 1934 yılında Yahyalı’yı teşrif bu- yurduğunda iki saat kadar ulemâ-i kirâma tefsîrini yaptığı şu âyet-i celîle mü’minin saadetini, inkârcının acı âkıbetini 4 Bakara, 2/200-202. 5 En’âm, 6/125. 6 Zümer, 39/22.

