Sayfa metni
31 Bey’i gördüm. Öyle bir oturuşu vardı, hayran kalmamak mümkün değildi. İlâhî hüznünden dolayı hasta zanneder- diniz. Zâten kanser rahatsızlığıyla muztaripti. Hanımı “bir banyo yaptıralım” deyince, “iki gün sonra banyo yaparız” der. Dediği gün Hakk’a yürür. Üstâzımız, kendilerinden genç olmasına rağmen, “Ayak- larını çekme öpeceğim” der. Hacı Bayram câmiinde mevlid okunurken üstâzımız gözyaşını tutamaz. Çünkü rûhunu okşayan haldaşı göçmüştür âhirete. Mevlidhanlardan Nihat Ulu “bülbül kasîdesi”ni okurken, Hakk Teâlâ bülbülünün seherde inleyişini, güle hasretiyle efgânını hatırladıkça ken- dinden geçer üstâzımız. Hacı Hasan Efendimiz’in rûhunu ta’zîz için yazıyorum bu şiiri. İsmi Sübhân virdin mi var? Bahçelerde yurdun mu var? Bencileyin derdin mi var? Garip garip ötme bülbül Ötme bülbül ötme bülbül Derdi derde katma bülbül Benim derdim bana yeter, Bir de sen dert katma bülbül. Bilirim âşıksın güle Gülün hâlinden kim bile? Bahçedeki gonca güle Dolaşıp söz atma bülbül. Ötme bülbül ötme bülbül Derdi derde katma bülbül Benim derdim bana yeter, Bir de sen dert katma bülbül.

