Sayfa metni
30 “Sevdim seni ma’bûduma cânansın Efendim Bir ben değil âlem sana hayrandır Efendim Evlâd-ı ıyâli alarak ravzana geldim Ahlâkını medh eyleyen Kur’ân’dır Efendim Kurbânın olam Şâh-ı Rusûl kovma kapından Dîdârına müştâk olan Subhân’dır Efendim Mahşerde Nebîler bile senden meded ister Gül yüzlü melekler sana hayrandır Efendim” Ali Ulvi Kurucu üstâzımızın bu sözleriyle akşam sabah yatan âşıkları görürdüm üstâzımızın huzûrunda. Onlardan biri tren yollarında memur Adanalı Talib Bey’di. Huzur eh- liydi. Onların alâmeti, mahzun bakışları olgun tavırlarıy- dı. Çocukken gördüm. Hâlâ unutamam onun gönlü şevkle dolduran sükûnet hâlini. Üstâzımız onun cebinden fakir- lere teklifsiz infakta bulunur, Sıddîk-ı Âzam’ın kesesinden Aleyhissalât ü Vesselâm Efendimiz’in harcama yaptığı gibi. İmam Hatip okulunda öğrenciydim. Ankara’ya geldik. Sâmî Efendi Hazretlerinin görevlilerinden Mustafa Erbil Huzur Ehli

