Sayfa metni
93 Her alanda üstün olmakla birlikte, harb sanâyiinde de üstün olmalıyız. Cenâb-ı Hakk, Enfâl Sûresi’nin 60. âye- tinde “Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihâd için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allâh’ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlar- dan başka sizin bilmediğiniz, Allâh’ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz aslâ haksızlığa uğratılmazsınız.”3 buyuruyor. İnsansız Hava Aracı, Fırtına obüsü, uzun menzilli füze, güdümlü helikopter füzesi, millî gemi, arâzi aracı gibi vâsıtalarla sulhu temin edin. “Silm” kökünden ‘esenlik ve huzûru temin’ anlamına gelen İslâm’ı hâkim kılın. Bu dünyâya ebedî yaşamak için gelmedik. Sonsuz ha- yâtın temini için, bu âlemde cihâd için varız. Babamız Âdem (as) ile Havvâ annemiz cennetten yeryüzüne, amansız düş- manla cihâd için indi. Mel’un yaşadıkça cihad mevcuddur. Kıyâmete kadar mühlet istediğine göre, içte nefis ve şeytan, dışta yoluna tâbi olanlarla cihad dâimîdir. Terörist kalma- yıncaya kadar mücâdele: “(Yeryüzünde) bir fitne kalma- yıncaya ve dîn tamâmiyle Allâh’ın oluncaya kadar onlarla muharebe edin.”4 Kalkınmada esâsın özünü, Tebük seferi dönüşü Resû- lüllâh’ın (sav) mübârek dilinden dökülen şu söz teşkîl eder: “Şimdi küçük cihaddan büyük cihâda dönüyoruz.” Sahabe hayret ediyor. Acaba cihâdın bundan daha büyüğü var mı? “Evet, küçük cihaddan büyük cihâda gidiyoruz. O nefisle cihaddır.”5 3 Enfâl, 8/60. 4 Enfâl, 8/39. 5 Beyhâki, ez-Zühd, 1/165.

