Sayfa metni
79 bozmamaktır. Taraflar arasında barış sağlamak kardeşliğin en mühim şartlarındandır. Barış ve adâlet mükellef olduğu- muz sorumluluğumuzdur. Hâlık sıfatından dolayı insanlar ihtirâma lâyıktır. Bu sebeple birbirlerini küçük düşürecek tavırlar Kitâb-ı Kerîm’imizde yasaklanmıştır. Müslümanlar arasında, zihin dünyâlarında birbirlerine karşı ön yargılı olmamaktır. İslâm kardeşliği farz bir tâattir. Birbirlerinin gıybetini etmeyen, insanlara faydalı olandır. Müslümanız demek pratiğe dökülmedikçe bir anlam ifâ- de etmez. Çünkü seven sevdiğini Allah için sever. Efendimiz Aleyhissalât u Vesselâm Medîne’de evvelâ Müslümanlar arasında kardeşlik tesis etmiştir. “Birbirine karşı muhabbet ve merhamette, mü’minler bir vücut gibidir. Vücûdun bir yeri rahatsız olunca, bütün vücut rahatsız, uykusuz kalıp onun tedâvîsi ile meşgûl olduğu gibi müslümanlar da birbirlerine yardıma koşmalıdır.”1 “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azâba uğramaktan) sakınasınız (kurtulasınız).”2 İnsanın şahsındaki fırtınayı Rabbimiz (cc), Bakara Sû- resi’nin 21. âyetiyle durdurur: “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki (azâba uğra- maktan) sakınasınız (kurtulasınız).”3 Kötülüğün kaynağı olan nefis ile, Allah Teâlâ’dan üflenen rûhun anlaşmasıyla huzur temin edilir. Yahya b. Muaz (ra) şöyle der: Her kim Allâhu Teâlâ’ya kulluk, hizmet etmekle mutlu olursa, bütün varlıklar da ona hizmet etmekten mutluluk duyar. Kimin de gönlü Allah ile huzur bulur, mutlu olursa, onu gören herkesin gözü ona bakmakla mutlu olur. 1 Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66. 2 Bakara, 2/21. 3 Bakara, 2/21.

