Sayfa metni
52 Hz. Enes (ra) Ramazan bayramında yediği hurmayı sayıp, “tek aded yedi” demişti. Mübârek sözlerini sayarlardı. İbni Ömer (r. anhüma), “bir mecliste Resûlüllah (sav) yüz defa istiğfar okurdu” der. Saymakla bitiremeyiz bu misâlleri. Her büyüğün kemâli, O’nun sünnet-i seniyyesine uymakladır. Antlaşmaları çiğneyip, yasal savunmasını yapanlara, ölçüsüz güç kullananlara ne güzel misâldir Kitâb-ı Kerîm. “O halde kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın, fakat ileri gitmeyin.”7 İslâm cana, mala, düşünce ve insanın inancına do- kunulmazlık getirmiştir. Vedâ Hutbesi’nde insana verilen değer şu şekilde belirtilmiştir: Emânetlerin ehline verilmesi. Âile ve toplum hayâtına zarar veren fuhuş vb. davra- nışlar yasaklanmıştır. İnsanların ırk ve renk farkı gözetilmeksizin birbirlerine eşit oldukları belirtilmiştir. Bütün Müslümanlar kardeştir. Kimsenin kimseye zarar verme hakkı yoktur. Herkesin can, mal ve nâmusu tecâvüzden korunmuştur. Uluslararası diplomasi hukûkunun ve insan hakları hukûkunun birçok hükmünü ihlâl eden Avrupa. Yukarıda maddelerle belirtilen İslâm’ın nefesine, hayâtına muhtaçsın. Bu gidişle kendi halkına da barış getiremezsin. 7 Bakara, 2/194.

