Sayfa metni
50 Lügat mânâsıyla gidişat, istilâhî olarak hayat tarzı; sözü, davranışı ve sükûtla tasvip buyurduğu her tavrıyla nümû- ne-i imtisaldir bize. İmam Ahmed bin Hanbel’e (rha) göre, O’nun (sav) mübârek sözünü reddedenin helâkine göz açıp yumuncaya kadar bir zaman kalmıştır. İmam Mâlik’e (rha) göre, O’nun sünneti Nûh (as)’ın gemisi gibidir. Binen kurtulur, karşı koyan batar. İmam Şâfiî (rha) de, “Resûlü Ekrem’in (sav) sözünden başka bir söz nakledersem, beni hangi semâ gölgeler, hangi arz taşır?” demiştir. ‘Bize Kur’ân yeter’ diyenlere Kur’ân verir cevap. “Allah Teâlâ’yı ve Peygamberi (sav) inkâr eden, Allah Teâlâ ile Peygamberinin (sav) arasını ayırmak isteyen, ‘bir kısmı- na inanır bir kısmını inkâr ederiz’ diyerek îmanla küfür arasında bir yol edinmek isteyenler, işte bunlar gerçek kâfirlerdir.”4 Kur’ân’a uymak nasıl vâcipse, sünnete de uymak vâ- ciptir. “Resûl (sav) size neyi getirdiyse onu alın, sizi neden nehyettiyse ondan sakının.”5 Efendimiz (sav): “Kim bana itâat ederse Cennete girecektir. Kim bana isyân ederse, o imtinâ etmiştir.”6 buyurur. Hz. Ömer (ra) Veysel Karânî’ye, “niçin sağlığınızda Pey- gamberimiz’e gelmedin?” deyince, Veysel Karânî’nin cevâbı şu oldu: “Sevgi mutâbaat ister, sinn-i saâdeti şehîd oldu diye Uhud’da, dişlerimin hepsini çektirdim.” Dâvud Tai, Cafer b. Sadık’a “bana öğüd ver kalbim ka- rardı” deyince, Cafer b. Sadık şu şekilde hitâb etti: “Kıyâmet 4 Nisâ, 4/150-151. 5 Haşr, 59/7. 6 Buhârî, İ’tisam, 2.

