Sayfa metni
şübhe yoktur. Ona yardım etmek üzerimize farzdır” demiş ise de Yahudiler de “Bugün yevm-i sebttir. Bir işe yapışa- mayız. Muharebeye nasıl gidelim?” demişler: Muhayrık- da “O’nun şeriâti, yevm-i sebt resmini nesh etti kalkınız gidelim. O Nebiyy-i Zişâna yardım edelim” demiş ise de dinlememişlerdi. Muhayrik de dayanamayıp İslâm’ını ilân ederek huzûr-ı Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e geldi. “Ya Rasûlallah! Eğer ben şehîd olur isem, matımın cümlesini cihâd yoluna sarf et” diye vasıyyet eyledi. Sonra kendisi müşriklerle harb etmek üzere ortaya çıkdı ve mer dâne cenk ederek şehîd olup dâr-ı cennete kavuşdu. İşte onun hakkında Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- “Muhayrik Yahudi milletinin hayırlısıdır” buyurdu -radıyallahu anh-. Yine o sırada müşriklerden Osman İbn-i Muğîretü’l Mahzûmî, Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in üzerine at sürdü. Ebû Âmir-i Fâsık’ın Ehl-i İslâmî dü şürmek için evvelce kazmış olduğu kuyuya düşüverdi. Derhal Haris İbnü’s-Sımme -radıyallahu anh- yetişdi ve kılınç ile o mel’ûnu vurup öldürdü. Silâh ve atını alıp gö türür iken Ubeyd bin Âmiri geriden yetişdi. Ve Hâris’in omuzunu yaraladı. Lâkin Ebû Dücâne -radıyallahu anh- beri taraftan saika gibi yetişdi. Ubeyd’i derhal vurup idam eyledi. Müşriklerin kemankeşlerinden Hayyan İbni’l-Araka ile Mâlik İbn-i Zübeyr yakın bir yerde taş arkasına sak- 44

