Sayfa metni
dır ona karşı durdu. Fakat Hazret-i Hamza -radıyallahu anh- onu bir vuruşla düşürüp öldürdükten sonra dönüp de diğer tarafa yardım için koşarken Vahşîy-i Habeşî pusuda gözetmekde iken çıkıp harbesini attı. Hazret-i Hamza -radıyallahu anh-’ı vurup şehîd eyledi. Seyyid-i şühedâ olan Hamza -radıyallahu anh- sekiz nefer namdâr müşriki düşürdükten sonra kendisi de böylece Vahşî’nin harbesiyle şehîd oldu. Vahşî bir aralık Hazret-i Hamza’nın yanına varıp kamını yardı. Ve ciğerini çıkanp Hind’e götürdü. Hind de son derece sevindi ve aşırı hırsından dolayı hazretin ciğerini ağzına alıp çiğnedi. Üstünde başında olan hulliyâtı ve yanında olan mallarını şükrane olarak Vahşîye verdi. Bundan başka Mekke’ye avdetinde şu kadar altın da ha İhsan edeceğini va’d eyledi. Ve sağ oldukça Vahşî’ye müteşekkiren beyitler söyleyeceğini de va’d etti. Hazret-İ Hamza -radıyallahu anh-’ın şehâdeti ehi-i İslâm hakkında bir büyük musîbet idi. Lâkin o halde kimsenin onu düşünecek vakti olmayıp herkes kendi başını kurtarmak kaygusuna düşmüşdü. Çünkü Hâlid bin Velid’in kemankeşleri şehîd edip de geriden Ordu-yı İslâma hücum etmesi üzerine Ordu-yı İslâm inhizâma yüz tutmuşdu. Şöyle ki: O esnâda “Arkanıza bakınız ey cemâat” di ye bir ses işidildi. İleri seğirtmiş olanlar telâş ve dehşet ile geri döndüler. Ordu-yı Hümâyun’a bir kanşıklık ve ehl-i 28

